Türk pop müziği, 1960'lı yıllarda Batı etkisiyle şekillenmeye başladı. Ajda Pekkan, Sezen Aksu ve Tarkan gibi efsanevi isimler bu türü zirveye taşıdı. 1990'lar altın çağ olarak tarihe geçti.
Mısır ve Türk melodilerinin buluşmasından doğan arabesk, şehre göç eden insanların sesi oldu. Orhan Gencebay'ın bağlaması, Müslüm Gürses'in sesi bu türü edebiyata dönüştürdü.
Trabzon, Rize, Artvin ve Giresun'un yüzyıllık türkü geleneği; yaylalar, deniz ve dağlardan ilham alır. Kemençe bu müziğin simgesi, horon ise vazgeçilmez dansıdır.
Yavaş temposu ve derin duygusallığıyla slow müzik, Batı balad geleneği ile Türk makamlarının eşsiz sentezidir. Nükhet Duru ve Emel Sayın bu türü sanat seviyesine taşıdı.